WordTest.com - Kelime Öğrenmenin En Hızlı Yolu

Menü

ANASAYFA
HAKKIMDA
ARŞİV
RSS

KATEGORİLER

  • BBC: Beyond Dictionary
  • BBC: Günlük İngilizce
  • BBC: Haberlerle İngilizce
  • Bil-Bul-Gül
  • Dilbilgisi: Başlangıç
  • Dilbilgisi: Başlangıç Üstü
  • Dilbilgisi: Orta Düzey
  • Dilbilgisi: İleri Düzey
  • Elementary
  • ELS Dergisi Dersleri
  • Flash Oyun/Hikaye
  • Flashcards
  • Grammar Book
  • Günlük İngilizce
  • Ingilizce Atasözleri
  • Ingilizce Dersler (Başlangıç)
  • Ingilizce Dersler (Orta)
  • Ingilizce Dersler (Temel)
  • Ingilizce Deyimler
  • Ingilizce Filmler
  • Ingilizce Hikayeler
  • Ingilizce Kaynaklar
  • Ingilizce Kitaplar
  • Ingilizce Romanlar
  • Ingilizce Slayt Dersler
  • Ingilizce Soru Bankası
  • Ingilizce Sözlükler
  • Ingilizce Telaffuz
  • Ingilizce Şarkılar
  • Ingilizce Şiirler
  • Ingilizcenin Püf Noktaları
  • Ingilizcenin Yarısı
  • Karışık Dersler
  • Kelime Bilgisi (Vocabulary)
  • KPDS - ÜDS
  • KPSS
  • Ordan-Burdan
  • Pratik İngilizce
  • Programlar
  • SBS
  • Sesli Şiirler
  • TOEFL - IELTS
  • Video Dersler (Daylight)
  • Video Dersler (Türkçe)
  • Video Dersler (İngilizce)
  • What/Ne Nedir?
  • When/Ne Zaman?
  • Where/Neresi Nerde?
  • Which Way/Nasıl?
  • Who/Kim Kimdir?
  • Why/Neden?
  • Words & Their Stories
  • Yaygın Yanlışlar
  • YDS
  • Çeviri Nasıl Yapılır?
  • ÖSS
  • SON 25 DERS

  • 2009 ÜDS Ekim Soru ve Cevapları, Sonuçları, 2009 ÜDS Sonbahar Soruları Cevap Anahtarı, ÜDS 2009 Ekim
  • Yararlı Blog Siteleri, Useful Blog Sites
  • İngilizce Zarflar, Adverbs in English, ingilizce zarf cümleleri, ingilizce zarflar listesi, ingilizce zarflar konusu, ingilizce zarflar ve anlamları, ingilizce zarflarla ilgili cümleler, ingilizce zarf çeşitleri, ingilizcede zarflar anlamları, örnek
  • Adjectives /İngilizce Sıfatlar, Sayı Sıfatları ve Belgisiz Sıfatlar, Soru Sıfatları ve İyelik sıfatları, Sıfatların Dereleri
  • İngilizce Sıfatlar, Adjective in English, ingilizcede sıfatlar, ingilizce sıfatlar ve anlamları, ingilizce sıfat, ingilizce sıfat listesi, ingilizce sıfat cümleleri, ilgili cümleler, örnekleri, ingilizce sıfatları, ingilizce adjectives dersi, adj
  • İngilizce Tekil ve Çoğul İsimler, Singular and Plural Nouns, İngilizce Tekiller Çoğullar, İngilizce Tekil ve Çoğul İsimlerle ilgili oyun,game, alıştırma,worksheet, regular/irregular plural nouns, ingilizce quiz, irregular plural, irregular nouns
  • İngilizce Edatlar-Prepositions, İngilizce preposition kullanımı, ingilizce prepositionlar, prepositons of place,time,direction, prepositions of time and place, ingilizce önadlar, edatlar
  • THE VERB BE, İngilizce verb to be, ingilizce am-is-are, ingilizce olmak fiili, ingilizce verb to be olmak fiili video dersi, slayt power point, olumlu olumsuz soru hali, ingilizce am is are dersi konu anlatımı, örnek cümleler, türkçe anlatımı
  • POSSESSIVE PRONOUNS, İngilizcede iyelik zamirleri, Subject pronoun, Possessive adjective, İngilizce İyelik Zamirleri, POSSESSIVE ADJECTIVES, İYELİK SIFATLARI, İYELIK ZAMIRLERİ, NESNE ZAMİRLERİ, REFLEXIVE PRONOUNS, DÖNÜŞLÜ ZAMİRLER, video dersi
  • Subject Pronouns, İngilizce Şahıs Zamirleri, personal pronouns, ingilizce kişi zamirleri, nesne zamirleri, kişi zamirleri, nesne zamirleri, object pronouns, özne zamirleri, personal pronouns, subject pronouns, ingilizcede şahıs zamirleri, şahıs zamir
  • İngilizce Articles, a-an-the, ingilizcede a-an, ingilizcede a an kullanımı, definite article, indefinite article, no article, Ingilizce articles and no articles videolu konu anlatimi
  • İngilizcede cümle yapısı, ingilizce cümle kurma, ingilizce cümle kalıpları, ingilizcede cümle nasıl kurulur, ingilizcede cümle kuruluşu, ingilizcede cümleler, ingilizcede cümle yapısı, ingilizce cümlede kelime sırası, sentense sturcture
  • ingilizce hayvanlar, ingilizce animals, ingilizce hayvan isimleri, adları, ingilizce hayvan tanıtımı, sesleri, özellikleri, oyunları, animals song, game, flashcards, ingilizce hayvanlar resimli, english animals, ingilizce memeli hayvanlar, mammals
  • 2009 ÖSS Sonuçları, 2009 YDS Sonuçları, 2009 ÖSS Sonuç, 2009 öss sonucu, öss 2009, yds 2009
  • ingilizce meslekler, ingilizce jobs, ingilizce meslek isimleri, resimli ingilizce meslekler, jobs flashcards, ingilizce meslekler resimli, ingilizce meslek adları, anlamı, tanımı, tanıtımı, ingilizce meslekler ve görevleri, resimleri, occupations
  • İngilizce para ne demek, money ne demek, ingilizce para birimi, İNGİLİZCE AÇIKLAMALI BANKACILIK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ, ingilizce para kelimeleri ve türkçe anlamları, ingilizce para terimleri, shopping, alışveriş, bankacılık terimleri, bankacılık terimler
  • 2009 SBS Sonuçları açıklandı, seviye belirle sınavı sonuçları, sbs puan öğrenme, 2009 sbs birincileri, SBS sonuçları açıklandı!,Milli Eğitim Bakanlığı, SBS, sınav, eğitim, öğrenci, okul, meslek
  • İngilizce sebzeler, english vegetables, ingilizce sebze isimleri, ingilizce sebzeler resimli, ingilizce sebze meyveler, ingilizce vegetables, ingilizce sebze adları, yazılışı, türkçe anlamı, okunuşu, names of vegetables, İngilizce Sebze Meyveler
  • İngilizce yiyecekler, ingilizce yiyecek içecekler, food and drinks, ingilizce yiyecek isimleri, ingilizce yiyecek, ingilizce yiyecekler resimli, ingilizce yiyecekler test, oyun, şarkı, video, song, game, ingilizce yiyecekler içecekler, foods,
  • ingilizce clothes, ingilizce kıyafetler, ingilizce elbiseler, ingilizce elbiseler, ingilizce elbise adları, ingilizce kıyafetler, ingilizce kıyafet kelimeleri (resimli), ingilizce kıyafet oyunları, ingilizce clothes ile ilgili şarkı, Giyim Terimleri
  • ingilizce okul kelimeleri, classroom language, ingilizce okul şarkıları, ingilizce okul kuralları, ingilizce sınıf kuralları, ingilizce okul eşyaları, ingilizce okul ne demek, ingilizce okul dersleri/şiirleri/şarkıları dinle/gazeteleri, school vocab
  • ingilizce aile tanıtma, ingilizce aile bireyleri, family members, ingilizce aile ağacı, family tree, ingilizce aileni tanıt, ingilizce soy ağacı, ingilizce ailemizi tanıtma, ingilizce aile fertleri/isimleri/üyeleri, ingilizce aile bireylerini tanıtma
  • İngilizce renkler, ingilizce renk isimleri, ingilizce renkleri, ingilizce renk oyunları, ingilizce renk tabloları, ingilizce renkler şarkısı, ingilizce renklerin türkçe anlamı, ingilizce renkler(resimli), ingilizce renkler konusu dersi
  • ingilizce fiiller, ingilizce fiil çekimleri, ingilizce fiilerin 2.(ikinci) halleri, ingilizce fiiller ve anlamlar, ingilizce fiilerin 3.(üçüncü) halleri, ingilizce düzenli düzensiz fiil listesi, ingilizce fiilerin 1. 2. 3. haleri, fiil tablosu, cümle
  • ingilizce bina isimleri/adları, buildings, ingilizce bina kelimeleri ve türkçe anlamları/karşılıkları, buildings nedir, buildings vocabulary, ingilizce yapılar, building vocabulary esl



  • Kopek Ile Karga
    (Turkish)


    Dog and Crow
    (English)

     


    Kopek ucmak istemis
    Birgun kargaya gitmis.
    Karga ona anlatmis.
    Bizimki de inanmis.
    Tirmanmis kosa kosa
    Bir agacin dalina,
    Acmis ayaklarini
    Dikmis kulaklarini
    Havlayip birkac kere
    Atmis kendini yere
    Kopek dusmus
    vah vah vah
    Karga gulmus
    hah hah hah


    The dog wanted to fly
    So he went to see the crow
    When the crow told him how to fly
    He believed the crow.
    He climbed the tree running.
    He perched on a branch
    And opened his legs
    And raised his ears upright
    And barked a few times woof, woof
    And he threw himself up in the air
    Flapping his legs and ears.
    He fell to the ground
    He groaned and groaned
    The crow laughed and laughed.

     

     

     


    Tavsan
    (Turkish)


    Rabbit
    (English)

     


    Iki uzun kulagim bir fisiltiyi duyar
    Keskin guclu dislerim
    Kucuk bir kuyrugum var
    Haydi haydi biliniz
    Cok kolay bir adim var
    Bilemezseniz adimi darilirim cocuklar
    Ben havucu cok yerim
    Lahanayi severim
    Inisi hizli iner,yokusu guc cikarim
    Haydi haydi biliniz
    Cok kolay bir adim var
    Bilemezseniz adimi
    Darilirim cocuklar.


    My long ears hear even a whisper.
    I have strong teeth.
    I have a short tail.
    Come on come on guess my name.
    If you can't guess my name,
    I will get upset.
    I love to eat carrots and cabbage.
    I run down the hill fast.
    I run up the hill slowly.
    Come on, come on, guess my name.
    For I have an easy name,
    I will get upset.

     

     

    Kus Sesleri
    (Turkish)


    Sound of the Birds
    (English)

     


    Kus sesleri ovalara yayilir
    Insan buna hayran olur bayilir

    Bal arilar ciceklere konalar
    Kuzucuklar taze cimen ararlar

    Yesillenmis agaclarda yapraklar
    Amber gibi mis kokuyor topraklar


    Sound of the birds all over the lowland
    Everybody feels admiration for it

    The honey bees settle on the flowers
    The sweet lambs are looking for some grass

    The leaves on the green trees
    All these fragrant and fresh soils

     

    Beyaz Ordek
    (Turkish)


    White Duck
    (English)

     


    Bak bir beyaz ordek
    Ne hos yuzuyor
    Yuzup giderken dalip cikiyor
    Dalip cikiyor
    Vak vaka vak vak vak
    Vik viki vik vik vik

    Gagasi uzun kuyrugu kisa
    Tuyleri parlak yuruyusu paytak
    Vak vaka vak vak vak
    Vik viki vik vik vik


    Look there is a white duck!
    It swims serenely
    As it swims, it dives,
    And it dives
    It sings quack, quack, quack

    Its tail is short, its beak is long,
    its feathers are bright, it waddles
    It sings quack, quack, quack

     

     

    Kis
    (Turkish)


    Winter
    (English)

     


    Bembeyaz oldu ortalik.
    Kisin da baska tadi var.
    Hava bir parca karanlik.
    Her yanda buz tutmus sular.
    Gel bizde soyle kocaman
    Bir kardan adam yapalim.
    Eger dusmekten korkmazsan,
    Buzun ustunde kayalim.


    It's white everywhere
    Winter has a different taste
    The sky is a bit darker.
    Water is frozen in the small creeks.
    Come on, let's make a big snowman.
    If you are not afraid of a fall;
    Let's slide on ice.

     


    SWALLOW AND SPARROW

    Swallow and sparrow became close friends. They started walking around in together. Other swallows said nothing at the beginning about this circumstance. However, the things changed when the swallow started bringing the sparrow to its nest. Nest of the swallow was under the eaves of an empty wooden house and there were many nests of swallow next to it. Going there from and thereto made swallows disturbed.


    Swallows held a meeting and they appointed a spokesman. This spokesman told about this circumstance with it in a suitable time and said it not to bring this sparrow to its nest.

    Although the swallow showed some obstinacy, it finally was obliged to obey by this requirement.
    One night the sparrow suddenly wakened while it was sleeping. Tree on which it built up its nest among its branches was swinging. It flied away and had a look-see round the environment. Thereupon, it recognised that it was an earthquake.

    Its close friend, the swallow, came to its mind. It arrived at its nest and it weakened its close friend. It said the swallow to weaken other swallows and the wooden house may be fallen onto the ground. The swallow fulfilled what it said. Once the last swallow flied away there, the wooden house was fallen onto the ground. Later, swallows set up new nests under eaves of another house and they did make no rejection for the sparrow to go from and to the nest of the swallow for the reason that they were owed their life to it.

    KIRLANGIÇ İLE SERÇE

    Kırlangıç ile serçe dost olmuşlar. Birlikte gezip dolaşmaya başlamışlar. Diğer kırlangıçlar önceleri bu duruma ses çıkarmamışlar. Fakat kırlangıç serçeyi yuvasına getirmeye başlayınca işler değişmiş. Kırlangıcın yuvası ahşap, boş bir evin saçak altındaymış ve burada pek çok kırlangıç yuvası varmış. Serçenin gelip gitmesi, kırlangıçları rahatsız etmiş.

    Kırlangıçlar toplanıp bir sözcü seçmişler. Sözcü uygun bir zamanda kırlangıca konuyu açmış ve serçeyi yuvasına getirmemesini söylemiş.

    Kırlangıç biraz direttiyse de sonunda genel isteğe boyun eğmek zorunda kalmış. Bir gece serçe yuvasında uyurken aniden uyanmış. Dalları arasına yuva kurduğu ağaç sallanıyormuş. Uçup çevreyi şöyle bir kolaçan etmiş. O zaman bunun bir yer sarsıntısı olduğunu anlamış.

    Aklına dostu kırlangıç gelmiş. Kırlangıcın yuvasına gitmiş, onu uyandırmış. Kırlangıca diğer kırlangıçları uyandırmasını, ahşap evin sarsıntıdan yıkılabileceğini söylemiş. Kırlangıç söyleneni yapmış. Son kırlangıç da kaçınca ahşap ev yıkılmış. Daha sonra kırlangıçlar başka bir evin saçak altına yeni yuvalar yapmışlar ve yaşamlarını borçlu oldukları dost serçenin kırlangıcın yuvasına gelip gitmesine karşı çıkmamışlar.

    POOR AHMET

    Ahmet’s mother and father were poor. They were living in a small house with only one room. Since his father’s lungs were ill, he compulsorily retired. Ahmet finished primary school in difficulty by selling pretzel out of school time. Later by the help of his neighbour he started to work in a restaurant to do the washing up. Ahmet had taken the first step to realize his dreams. He had met the wonderful meals which he formerly used to see behind the restaurant windows. Now he had full three courses a day. He had kept Uncle Veli, who was cooking in the restaurant, observing. He would learn cooking from him and he would be a cook himself, too but Ahmet would work not in somebody else’s restaurant but in his own one.

    Ahmet opened a restaurant in the city centre after he had done his military service. Because his meals were very delicious, the restaurant was full of customers. He was earning well. Sometimes poor people used to come to the restaurant and eat free meal.

    The waiters working in the restaurant and the customers couldn’t find any sense of Ahmet’s going and leaving two plates of meals to an empty table during lunch times. How would they know that they were Ahmet’s present to his mother and father, whom the poverty had finished years ago? They also wouldn’t be able to hear that while putting the plates on the table Ahmet was murmuring “you aren’t going stay hungry any more from now on mummy and daddy. Have your meals and get yourself very full.”

    FAKİR AHMET

    Annesi, babası fakirdi Ahmet’in. Tek göz odalı bir gecekonduda oturuyorlardı. Babasının ciğerleri hasta olduğundan zorunlu emekliye ayrılmıştı. Ahmet okul olmadığı zamanlar simit satarak zorlukla ilkokulu bitirdi. Daha sonra komşusunun yardımıyla bir lokantaya bulaşıkçı olarak girdi. Ahmet hayalini gerçekleştirmek için ilk adımını atmıştı. Eskiden lokantaların camları arkasında gördüğü o güzelim yemeklere kavuşmuştu. Artık günde üç öğün karnı doyuyordu. Lokantada yemek pişiren Veli dayıyı göz hapsine almıştı. Ondan yemek yapmayı öğrenecek ve kendi de bir aşçı olacaktı ama Ahmet başkasının lokantasında değil kendi lokantasında görevini yerine getirecekti.

    Ahmet askerden geldikten sonra şehrin mevki yerinde lokanta açtı. Yaptığı yemekler çok lezzetli olduğu için lokanta müşterilerle dolup taşıyordu. Kazancı yerindeydi. Ara sıra muhtaç insanlar lokantaya gelirdi ve bedava yemek yerlerdi.

    Lokantada çalışan garsonlar ve müşteriler Ahmet’in öğle vakitleri boş bir masaya giderek masanın üstüne iki tabak yemek bırakmasına bir anlam veremezlerdi. Onlar ne bileceklerdi yıllar önce sefaletin bitirdiği anne ve babasına Ahmet’in armağanını. Hem onlar duyamazlardı ki, tabakları masanın üstüne bırakırken Ahmet’in “ Bundan sonra aç kalmayacaksınız anneciğim ve babacığım. Alın yemeklerinizi karnınızı bir güzel doyurun “ diye mırıldandığını.

    RABBIT

    There was a rabbit imagining itself like a lion. One day this rabbit convened all rabbits in the vicinity on a high hill and said them that it would frighten wolf, jackal, fox in the case they would pass through the rough path in the downstairs. Rabbits listened to it with no movement.

    Ten minutes later, a wolf was passing through this path and it was suddenly surprised to see a rabbit shouting and running toward itself, and this circumstance caused it to frighten, and it urgently run away and disappeared there.

    TAVŞAN

    Tavşanın biri kendini aslan zannedermiş. Bir gün bu tavşan civardaki tavşanları yüksekçe bir tepeye toplayıp aşağıdaki patika yoldan kurt, çakal, tilki geçmesi halinde korkutup kaçıracağını söylemiş. Tavşanlar, onu sakin şekilde dinlemişler.

    On dakika sonra bir kurt geçiyormuş ki, bir de ne görsün, bağırıp çağırarak üstüne doludizgin gelen tavşanı görünce ürkmüş ve son sürat oradan kaçmış.

    FOX

    There was a fox hanging wings on it and stealing hens from poultry-houses upper sides of which were uncovered. Once poultry-house owner recognised this circumstance, they covered upper-sides of them.

    A fox never likes being hungry and remaining with no remedy. It learnt soil digging work from one mole and started entering into poultry-houses through underground. Poultry-house owners thought that mole was stealing the hens and always hoped to catch a mole.

    TİLKİ

    Tilkinin biri kanat takıp üstü açık kümeslerden tavuk çalarmış. Kümes sahipleri durumu fark edince kümeslerin üstünü kapatmışlar.

    Tilki açlığı ve çaresizliği hiç sevmezmiş. Bir köstebekten toprak kazma işini öğrenip, yeraltından kümeslere girmeye başlamış. Kümes sahipleri tavukları çalanın köstebek olduğunu sanıp, hep bir köstebek yakalamayı ummuşlar.


    JACKAL

    One of the jackals found a rifle while it was walking in the jungle. It recognised there
    were two cartridge in the rifle, and it immediately started robberies. Animals in
    the jungle, properties of which were stolen and were under threat convened and
    they arrived before lion.
    The lion was informed about the circumstance and this made it very angry and thereafter, it followed the jackal around.

    The lion seeing the jackal to walk some ahead has roared. The jackal
    pointed its gun at it when it saw that the lion was approaching, and immediately before opening fire, the lion frightened and started running away. Thereupon, the jackal run after the lion, too. Just then, a river appeared in front of them. Both of them swam and crossed the river.The lion run a while and then suddenly stopped running. The jackal stopped as well. The lion turned back and walked over the jackal.

    The jackal realized that wet rifle did not open fire and thrown the rifle out and it crossed back the river. The lion followed the jackal.The lion chased the jackal for a long time in the jungle, and it hit a fiston it as soon as caught it. The jackal escaped with great difficulty its life from the lion. From then, no body has seen it in the surrounding.

    ÇAKAL

    Çakalın biri ormanda gezerken bir tüfek bulmuş. Bakmış tüfekte iki fişek var, hemen soygunlara başlamış. Malı çalınan, tehdit edilen orman hayvanları toplanıp aslanın huzuruna çıkmışlar. Durumu öğrenen aslan çok kızmış, çakalın peşine düşmüş.

    Çakalı ilerde giderken gören aslan kükremiş. Çakal aslanın geldiğini görünce tüfeğini doğrultmuş, tam ateş edecekken aslan korkmuş, kaçmaya başlamış. Çakal da aslanı kovalamış. Derken, önlerine bir ırmak çıkmış. Ikisi de yüzerek karşıya geçmiş. Aslan biraz daha koşmuş, sonra aniden duruvermiş. Çakal da durmuş. Aslan geri dönüp çakalın üstüne yürümüş.

    Çakal ıslanan tüfeğin ateş etmediğini görünce tüfeği atıp ırmaktan karşıya geçmiş. Aslan da peşinden gelmiş. Aslan çakalı ormanda uzun süre kovalamış, yetiştiği yerde vurmuş. Çakal güçbela canını kurtarmış. Bir daha onu oralarda gören olmamış.

    THE CITY ZOO

    2/6/2008 · Kategori: Ingilizce Hikayeler

    THE CITY ZOO 

    The Woodcutter and the Bird 

    Sylvia Smarter than the Teacher 

    « Önceki Sayfa -- ANASAYFA -- Sonraki Sayfa »

    WordTest.com - Kelime Öğrenmenin En Hızlı Yolu

    İNGİLİZCE DERS ARAMA

    İNGİLİZCE CHAT

    İngilizce Chat Odaları

    POPÜLER DERSLER

    İLGİLİ DERSLER

    BİZİ TAKİP EDİN

    Ücretsiz İngilizce Ders Aboneliği

    Sitemize Eklenen İngilizce Derslerin, Kaynakların Email Adresinize Gelmesini İstiyorsanız Mail Listemize Katılın:

    Delivered by FeedBurner

    DOST SİTELER

    www.AdemCelayir.com

    Blogcu.com uyarlama Şablonmix

    Sites for Teachers Top ESL Sites Eğitim ve Ögretim Add to Technorati Favorites
    İngilizcede cümle yapısı, ingilizce cümle kurma, ingilizce cümle kalıpları, ingilizcede cümle nasıl kurulur, ingilizcede cümle kuruluşu, ingilizcede cümleler, ingilizcede cümle yapısı, ingilizce cümlede kelime sırası, sentense sturcture
    ROSETTA STONE Version 3, rosetta stone english, turkish, german, spanish, japanese, ROSETTA STONE MULTILANGUAGE, NASA Onaylı, Dünyanın En İyi Dil Öğrenme Programı: Rosetta Stone
    İngilizce Türkçe Hikaye, İngilizce Öyküler, İngilizce kısa hikaye, ingilizce hikaye özeti, English Short Stories, basit ingilizce hikaye, ingilizce fıkra, ingilizce kitaplar, ingilizce hikaye