11/12/2008 · Kategori:
Pratik İngilizce
- How much is this ? bu ne kadar?
- Can I try it on me ?
onu deneyebilir miyim?
- Have you got smaller one?
daha küçüğü var mı?
- Could you give me anything off?
biraz ikram edebilir misiniz,düşebilir misiniz?
- I would like to buy some milk
biraz süt almak istiyorum
- I would like to buy a bottle of water
bir şişe su alabilir miyim
- I want to look anything else
başka bir şey bakmak istiyorum
- I liked that
bunu beğendim
- Shop is open / closed
mağaza açık / kapalı
LEVHA ve İŞARETLER (notice and signs) |
|
- No smoking sigara içilmez
- Entry giriş
- Exit çıkış
- No entry giriş yok
- Emergency exit
ilk yardım çıkışı
- pull çekiniz
- Airport hava alanı / - Arrivals gelen yolcular / - Departures giden yolcular
- Attention dikkat
- Slow down yavaşla
- Wet floor
ıslak zemin
SAAT SORMA,SÖYLEME (asking,telling time) |
|
- What time is it?
saat kaç?
- What is the time?
zaman ne,saat kaç?
* Bir saatin belli bölümlerini örnek verelim,aslında saat sorup söylemenin çok kolay olduğunu göreceksiniz!
- 09.00
(it is) nine o'clock
- 09.05
(it is) five past nine
- 09.15
(it is) a quarter past nine
- 09.30
(it is) half past nine
- 09.40
(it is) twenty to ten
- 09.45
(it is) a quarter to ten
- 09.55
(it is)five to ten
* İngilizce'de dakika 30 u geçtikten sonra saatler artık var diye söylenir.
* Parantez içinde verilen (it is) i isterseniz atabilirsiniz.
- Have you got mobile phone?
cep telefonun var mı?
- Is there anything to drink?
içecek birşey var mı?
- I have got problems with my family
ailemle problemlerim var
- There is a party this weekend
bu hafta sonu bir parti var.
- Have you got boy friend?
erkek arkadaşın var mı?
- There is no coffee
hiç kahve yok
- Have you got a car
bir araban var mı?
- I haven't a got e-mail
bir e-mail adresim yok
- Is there anyone?
orda kimse var mı?
- Have you got cola?
kolanız var mı?-
TELEFONDA KONUŞMA (speaking on the phone) |
|
- Who is that? Kimsiniz,kiminle konuşuyorum?
- That is Linda
ben Linda
- Can I speak to Kaan,please?
Kaanla konuşabilir miyim,lütfen?
- How can I help you?
size nasıl yardımcı olabilirim?
- Could you wait a moment,please?
bir saniye bekleyebilir misiniz,lütfen?
- Kaan is not here now ,he has gone out
kaan burada değil,şimdi dışarı çıktı
- Could you call again later,please?
lütfen daha sonra tekrar arayabilir misiniz?
- Plesae,wait a moment,I am connecting…
lütfen bekleyin,bağlıyorum…
- Not at all,have a nice day!
Önemli değil,iyi günler!